Öfke; üzüntü, korku, sevinç, kızgınlık gibi doğal bir duygudur. Öfke geldiğinde birey ya içine çekilir yani bastırır ya da öfkesini ifade eder. Öfke ifadesi eğer sağlıklı bir şekilde olamıyorsa o zaman da öfke patlaması gerçekleşir. Bu da içsel bir yıkıma neden olur.
Öfke bir zehirdir ve bu zehirden kurtulmak için birey iç dünyasında barışı yaşamalıdır. Bunun için de bencillikten kurtulmalı ve öz merkezine odaklanmalıdır. Birey beden olmadığını idrak edip öz düzeyinde eylemlerini icra ettiğinde, kalbinde barış çiçeği doğar. Bu çiçeğin rayihası bireyin iletişimde olduğu kişilere yansır. O zaman bireyin çevresindeki düşmanlar dosta dönüşür. Tüm iletişimler sade, doğal ve akışkan olur. O zaman bireyde varoluşsal teslimiyet gerçekleşir.
Teslimiyetin gerçekleşmesi için öfkeden kurtulmak gerekir. Bunun için de içsel çatışmaların sona ermesi gerekir. Dünyaca Ünlü Yazar Nobel Barış Ödülü Adayı Akif Manaf “Barış Psikolojisi” eserinde “Barış Sanatı” na değinmiştir. Barış Sanatı aracılığıyla birey kızgınlığını bastırmadan ifade eder. Eğer edemiyorsa da öfkesini yönetmeyi öğrenir.
Öfke gözlemlendiğinde bireyin içindeki barış ateşi de görülmeye başlar. O zaman öfkenin farkına varılır ve barış ateşinin dönüştürücü gücü yaşanır. İçsel barışın kalbinizde çiçek açması için öfkenin nedenlerini anlamanız ve öfkeyi yönetebilme gücüne ulaşmanız gerekir. Böylece özdeki mutlak barışa ulaşacaksınız ve barışın huzur verici tadını yaşayabileceksiniz.
Bu yazıda Dünyaca Ünlü Yazar, Nobel Barış Ödülü Adayı Akif Manaf’ın “Barış Psikolojisi” eserinden yararlanılmıştır.








